KISA ADI BASK OLAN BAĞIMSIZ KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KONFEDERASYONU GENEL BAŞKANI RESUL AKAY’IN 9 AĞUSTOS 2005 SALI GÜNÜ SAAT 12,00 DE KONFEDERASYON GENEL MERKEZİNDE YAPTIĞI BASIN TOPLANTISI METNİDİR.

HÜKÜMET TOPLU GÖRÜŞMELERİ BLOKE ETMİŞTİR

         2 milyon 400 bin kamu çalışanını ve 1.5 milyon emekli, dul ve yetimi doğrudan ilgilendiren toplu görüşmeler 15 Ağustos 2005 tarihinde başlayacaktır.

 Hükümet toplu görüşmelerden yaklaşık iki ay önce 14 Haziran 2005 tarihinde YÜKSEK PLANLAMA KURULU’nu (YPK) toplayarak üç yıllık bütçe büyüklükleri ile memur maaş artış oranlarını belirlemiştir.

 2 Temmuz 2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orta Vadeli Mali Plan göre; memur maaşlarının 2006 yılında 7,4, 2007 yılında 6,4, 2008 yılında 3,5 oranında artırılmasına  karar verilmiştir.

 Ayrıca, memur maaşlarında iyileştirme yapmak için başlatılan çalışmalarının son aşamaya geldiği de Başbakan Yardımcısı M. Ali Şahin tarafından açıklanmıştır.

 Hükümet bu kararları ile toplu görüşme müzakerelerini resmen ve alenen bloke etmektedir. Hükümet bu tutumuyla memur sendikalarını hiçe saymaktadır. Hükümet bu tavrı ile memur sendikalarına ve memurlara karşı büyük bir saygısızlık ve nezaketsizlik yapmaktadır.

 

HÜKÜMET ANAYASA SUÇU İŞLEMEKTEDİR

Toplu görüşme hakkı ve  kapsamı; Anayasamızın 53’üncü maddesinde ve  4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde açıklanmıştır. 4688 sayılı Kanunun 28’inci maddesinde belirtilen mali ve sosyal haklarla ilgili Hükümetin tek taraflı düzenleme yapma yetkisi yoktur. Bu yetki Hükümete ve Sendikalara birlikte verilmektedir.

Hükümetin Anayasa’yı ve Kanunları hiçe sayma yetkisi de, lüksü de bulunmamaktadır. Hükümet, YPK’da aldığı kararla Anayasa’nın 53’üncü maddesine aykırı hareket etmektedir. Hükümet bu tavrıyla 4688 sayılı Kanunu hiçe saymaktadır. Hükümet, bu kararı Resmi Gazete’de yayımlamak suretiyle Anayasal bir suç işlemektedir. Hükümet bu tutumuyla uluslar arası sözleşmeleri tanımamaktadır. Hükümet bu yaklaşımı ile örgütlü toplum projesini dinamitlemektedir. Hükümet bu yöntemle özgür pazarlık düzenini vesayet altına almaktadır.  

Yeryüzünde böyle bir pazarlığın eşine ve benzerine rastlamak mümkün değildir. Hükümet; Kanun da kim oluyor kardeşim, ben halktan yetki aldım, maaş artışlarını tek yanlı olarak belirleme yetkim vardır, diyorsa-ki aslında böyle demektedir-bunun izahı 15 Ağustos’ta başlayacak toplu görüşmeleri de, memur sendikalarını da tanımıyorum demektir.

 MESAJI SAĞIR SULTAN ANLADI

Yetkili sendikalar ve konfederasyonlar, Hükümetin mesajını çok iyi okumalıdır. Hükümet sendikaları tanımadığını, memurların yasal temsilcisi olarak kabul etmediğini avazı çıktığı kadar bağırmaktadır.  Memurlara bir hak verilecekse, bu hakkı ben veririm. Yapacağım iyileştirmeleri de sizinle müzakere etmem demektedir. Bu mesaj, Mısır’daki sağır sultan tarafından anlaşıldığı halde, memur sendikalarınca henüz anlaşılamamış olması düşündürücüdür.

 İşin daha acıklı yanı, iyileştirme yapılacağını duyan kimi konfederasyonlar mutluluktan uçmakta ve zil takıp oynamaktadırlar. Bu gelişmelere sevinenleri de, suskun kalanları da, ne kamu çalışanları, ne de tarih affedecektir.

 SENDİKALAR BREMEN MIZIKACILARI GİBİ...

Hükümet toplu görüşme masasını alenen ve resmen bloke ettiğini açıkladığı bir ortamda, konfederasyonlardan birisi, en düşük memur maaşının 950 milyon liraya, diğeri ortalama memur maaşının bir milyar liraya, bir diğeri ise memur maaşlarının yoksulluk ücreti olan 1,5 milyar liraya yükseltilmesini talep etmektedirler.

 Hükümetin karşısına ortak bir taleple ve ortak bir tavırla çıkması gereken konfederasyonların hali her kafadan bir ses çıkaran Bremen Mızıkacılarını andırmaktadır.

 Kaldı ki, Hükümetle kamu sendikaları arasında 2004 yılında varılan mutabakata Hükümet uymamıştır. Örneğin Mutabakat Metninde yer aldığı halde disiplin affı yürürlüğe sokulamamıştır. Mutabakat Metninin eki olarak imza altına alınan 50 maddelik paket içerisinde bir-iki konu dışında hiçbir sorun çözülmemiştir. Memur sendikaları da Hükümete baskı yapamamıştır.

 2003 ve 2004 yılında yapılan toplu görüşmelerde taahhüt edildiği halde grevli ve toplu sözleşmeli sendika hakkı ile ilgili çalışma dahi başlatılamamıştır.

 Üç yıldır toplu görüşme masasına oturan sendikaları sağlıklı bir muhasebe yapmaya davet ediyoruz. Üç yılda hangi kazanımlar elde edilmiştir. Üç yılda hangi kazanılmış haklar masada bırakılmıştır. Üç yılın muhasebesi yapıldığında; toplu görüşmelerde yeni haklar elde etmek şöyle dursun, pek çok kazanılmış hakkın ziyan edildiği görülecektir.

 SENDİKALAR KONU MANKENLİĞİ ROLÜNÜ TERK ETMELİDİR.

Dünyanın hiçbir ülkesinde pazarlık hakkı bloke edilmez ve edilemez. Böyle bir ortamda toplu görüşme masasına oturmak “konu mankeni” olmaktan öte bir şey olmayacaktır. 

Toplu pazarlık görüşmelerini bloke eden Hükümete karşı, caydırıcı bir hamlenin henüz yapılamamış olması düşündürücüdür.

  Bu koşullarda Hükümetle masaya oturmak  memur sendikacılığının köküne kibrit suyu dökülmesine razı olmaktır. Hükümet karşısında teslim bayrağı çekmektir. Tek yanlı belirlenen sefalet artışlarını meşrulaştırmaktır.

 Bu koşullar altında toplu görüşme masasına oturmak için gün sayan sendikaları yadırgıyoruz ve ayıplıyoruz. Memur sendikaları; toplu görüşme masasını boykot edeceklerini bir an önce açıklamalıdırlar.

 Hükümet izlediği hatalı politika ile baltayı taşa vurmuştur. Hükümet pazarlık masasını bloke ederek  kendisini sıkıntıya sokacak bir süreci başlatmıştır. Bu tutumu ile kamu sendikalarına altın değerinde bir fırsat sunmuştur.

 Sendikal mücadele imkanları kullanma, fırsatları değerlendirme sanatıdır. Dört yıldır hızla kan ve irtifa kaybeden kamu sendikacılığını yeniden dirilişe ve yükselişe geçirmek için bundan daha iyi fırsat bulunamaz. Kamu sendikalarını bu fırsatı değerlendirmeye ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.

 TOPLU GÖRÜŞME MASASI BOYKOT EDİLMELİDİR.

Bu nedenle, 15 Ağustos’ta başlayacak ve 15 gün sürecek toplu pazarlık masası boykot edilmelidir. “Boykot kararının” Hükümet üzerinde yıpratıcı ve caydırıcı bir etki bırakacağı gözden uzak tutulmamalıdır.

 Toplu görüşme masasının boykot edilmesi durumunda Hükümet geri adım atacak ve sendikaların pek çok talebini yerine getirecektir. Sendikal hareketin şahlanma ve cazibe merkezi olması için yakalanan tarihi bir fırsat da heba edilmemiş olacaktır.  

Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali ŞAHİN’in toplu görüşme arifesinde, maaş iyileştirmesine dair yaptığı açıklama memur sendikalarına uzatılan bir havuçtur. Memur sendikaları iyileştirme havucuna aldandıkları takdirde, toplu görüşmeler sona erdiğinde mahcup ve pişman olacaklarını unutmamalıdırlar.

 

Kaldı ki Anayasa’yı ve 4688 sayılı Kanunu yok sayan, kendi bildiğini okuyan, dediğim dedik, çaldığım düdük anlayışını ısrarla sürdüren bir Hükümetle masaya oturmak anlamsızdır. Sonucu ayan-beyan gözüken bir pazarlığa oturan ve bu pazarlıktan elleri bomboş kalkan sendikaların kamuoyu ve üyeleri önündeki vahim durumunu tahayyül etmek bile istemiyoruz.