Seçim sonuçlarını değerlendiren
BASK Genel Başkanı Resul AKAY;


Halkın iradesine herkes saygı duymalı…

Kısa adı BASK olan Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Resul AKAY seçim sonuçları üzerine yaptığı yazılı açıklamada, “Sandıktan çıkan iradeye her kesimin saygı göstermesini, iktidarın da halk bana yetki verdi her şeyi yaparım anlayışından uzak durmasını” istedi.

TSK BİLDİRİSİ TARİHİ BİR HATADIR

“Beş yıl iktidarda kalan ve küresel ve ulusal sermayenin bir dediğini iki etmeyen bir iktidarın iktidarda iken oy oranını yüzde 35 oranında artırmasını muhalefetin izlediği kaygı ve endişe stratejine” bağlayan AKAY, “27 Nisan 2007 tarihinde yayımlanan TSK bildirisinin tarihi bir hata olduğu seçim sonuçları ile bir kez daha görülmüştür” Dedi.

HALKIMIZ DEMOKRASİYE BASKI İSTEMİYOR
“Halkımızın TSK’yı bağrına bastığını, güvenilir kurumlar arasında hep baş tacı ettiğini” hatırlatan BASK Genel Başkanı Resul AKAY, “Halkımız, Cumhuriyeti koruma ve kollama adı altında demokrasiye ve siyasete zorlama yapılmasına karşı hassas olduğunu bir kez daha göstermiştir” Dedi.

İktidar mensupları 5 yıllık icraatını gözden geçirmeli, Başbakan’ın seçim gecesi yaptığı konuşmayı içselleştirmelidir” diyen AKAY açıklamasını şöyle sürdürdü:

DAR VE SABİT GELİRLİ KESİMİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ARAMALIDIR
“Hükümet, dünya düzeninin emek ve sermaye ekseninde döndüğünü aklından çıkarmamalı, 5 yıl boyunca küresel ve ulusal sermayenin sorunlarına gösterdiği duyarlılığı, dar ve sabit gelirli memur, emekli, dul ve yetimlerle, işsiz ve yoksulların sorunlarına da göstermelidir.

Hükümet, dar ve sabit gelirli yoksul kitlelerin verdiği oyu iyi analiz etmeli, verilen oyları her işin iyi gittiği biçiminde yorumlamamalıdır. Halkın yakıcı sorunları üzerinden değil, üst değerler üzerinden politika üreten muhalefet anlayışı ile halk iradesi üzerinde yönlendirme yapan siyaset dışı kurumların yersiz ve zamansız çıkışları yüzünden oylarını artırdığını bilmelidir.

AKP DEMOKRASİNİN STANDARDINI YÜKSELTMELİDİR

Adalet ve Kalkınma Partisi, iktidarını kalıcı yapmak istiyorsa, demokrasimizin standardını yükseltmekle işe başlamalıdır. Toplumsal mutabakatı ve demokratik uzlaşma yöntemini benimseyerek Anayasa değişikliği yapılmalıdır. Örgütlenmenin önündeki yasal ve anayasal engeller kaldırılmalı, temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçişin alt yapısı hazırlanmalıdır. Çalışma yaşamına ilişkin kapsamlı bir paket kamuoyunda tartışıldıktan sonra TBMM’de müzakere edilmelidir”.