Görüşmede Demokratik Sol Parti Genel Başkanlığı görevine seçilmesinden dolayı Genel Başkan Dr. Masum TÜRKER ve mesai arkadaşlarını tebrik ederek sözlerine başlayan Genel Başkanımız Resul AKAY; ekonomik kriz ve kamu görevlilerinin ekonomik, sosyal ve mesleki sorunları ve sendikal haklar ile ilgili konfederasyonumuzun çalışmaları hakkında bilgi sundu.
AKAY Konuşmasında;
ABD’de finans krizi olarak başlayan ekonomik kriz, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler üzerinde olumsuz bir etki yaratmakla kalmamış, kısa sürede üretim ve talep krizine dönüşmüştür. Bunun sonucu tüm dünyada işsizlik artmış, ihracat gerilemiş, üretim yavaşlamış, kapasite kullanımı azalmış, milli gelir ve iç talep hızla daralmıştır.
Ekonomik krizin sosyal ve siyasal krize dönüşmemesi için tüm ülkeler arz ve talebi canlandıracak pek çok tedbir almıştır.
Türk Ekonomisi marazi yapısı nedeniyle küresel krize karşı direnç gösterememiş, Eylül 2008 ayından itibaren işsizlik oranı rekor kırmış, milli gelir hızla daralmış, ihracat gerilemiş, iç talep durma noktasına gelmiş, üretim hızla düşmüş, kapasite kullanımı dip yapmıştır.
Bu tablo karşısında tedbir alması gereken Hükümet “Krizi fırsata çevireceğiz, kriz bizi teğet geçecek, vatandaşta para var” gibi sözlerle krizi hafife almıştır.
Ekonominin gerçeklerine sırt çeviren Hükümet ve Sayın Başbakan bu üslubu bırakmalıdır. Ekonomik krize karşı acil, kalıcı ve isabetli kararlar almalıdır. Aksi takdirde, ekonomik faturadan daha ağır bir sosyal ve siyasal fatura ile karşılaşmamız söz konusu olacaktır.
Hükümet, geçen hafta açıkladığı ekonomik tedbirlerle krizi yönetemediğini ve ezberini bozamadığını göstermektedir. Açıklanan tedbirler reel sektörü desteklemeye ve üretimi artırmaya yönelik tek yanlı tedbirlerdir.
Arz ve talep dengesi kurulmadan bir ekonominin ayakta duramayacağı basit bir ekonomi kuralıdır. Üretimin olmadığı yerde talepten, talebin olmadığı yerde üretimden söz edilemez. Hükümet aldığı tedbirlerle ekonominin bir ayağını sakat bırakmıştır. Talep ayağı yok sayılan bir ekonomi tek ayağı olmayan bir insana benzemektedir.
Dış pazarın daraldığı dönemlerde iç talebi canlandıracak tedbirler alınmalıdır. Bunun yolu talebi desteklemekle mümkün olacaktır. Bu nedenle işçi, memur, emekli ve asgari ücretlinin satın
alma gücü yükseltilmelidir. Talebin desteklenmesi ile piyasada canlanacaktır. İmalatçı ve tüketici arasındaki çark sağlıklı bir biçimde işleyecektir.
Ekonomik krizi aşmak için üretimin desteklenmesini doğru bir adım olarak görmekle birlikte, talebi göz ardı eden yaklaşımları da aynı ölçüde hatalı bir adım olarak görmekteyiz dedi.
EVE KAPANMA, PAZARA ÇIK KAMPANYASI
Aralarında emek örgütlerinin de bulunduğu bazı sivil toplum örgütleri “kriz varsa, çare de var” kampanyası çerçevesinde “eve kapanma, pazara çık” çağrısı yaparak, sayıları milyonlarla ifade edilen işçi, memur, emekli, asgari ücretli, işsiz ve yoksul yurttaşlarımızın yüzünde acı bir tebessüme vesile olmuşlardır.
Krizi yönetemeyen Hükümete demokratik baskı kurması gereken emek örgütlerinin, iktidara payanda olmalarını anlamak ve izah etmek mümkün değildir.
Bu kampanyaya katılan emek örgütleri 2009 Yılı ücret pazarlıklarını hangi zeminde yürüteceklerini de tabanlarına açıklamak zorundadırlar.
Sayın Başbakan’ın “vatandaşta para var” sözlerini de yadırgıyoruz. Sayın Başbakanın geçen yıl memurlara yüzde 19,5 oranında zam yaptık açıklaması da gerçekleri yansıtmamaktadır.
Kamu görevlileri ülkemizin en ücra köşesinde, günün her saatinde canı pahasına görevini yerine getirmektedir. Kredi kartı sarmalı altında inim inim inleyen, aldığı aylıkla aybaşını getiremeyen kamu görevlisini yüksek maaşlı göstermek Sayın Başbakanın tarzı olmamalıdır. 15 Ağustos 2008 tarihinde yürürlüğe giren ek ödeme uygulaması tüm kamu görevlilerini kapsamadığı gibi sendika ödeneği, aile ve çocuk yardımı ödeneği gibi istisnai ödemeler de tüm memurları kapsamamaktadır.
1 Ocak 2009 itibarı ile evli, iki çocuklu ve eşi çalışmayan 13’üncü derecenin 3’üncü kademesindeki bir memurun maaşı; çalışmayan eş için 80,26 TL, iki çocuk için 40,13 TL, asgari geçim indirimi için 74,93 TL, ilave edildiğinde Bin 167 TL olmaktadır. Bahse konu istisnai ödemeler düşüldüğünde 1 Ocak 2009 itibarı ile en düşük memur maaşı 972 TL.
1 Temmuz 2009 itibarıyla yapılacak yüzde 4,5 oranındaki zamla birlikte en düşük memur maaşı 43 TL artarak Bin beş lira olacaktır.
Böylece en düşük memur maaşı aile ve çocuk yardımıyla birlikte Ocak’ta 36, Temmuz’da 43 TL, toplamda 79 TL artmış olacaktır.
Buna karşılık Nisan 2009 itibarıyla dört kişilik ailenin gıda harcamaları için 738 TL, kira, gıda, yakacak, giyecek, eğitim-sağlık, haberleşme-ulaştırma, temizlik ve aydınlatma giderleri için 2.405. TL, gerekmektedir.
Sayın Başbakanın gerçekleri yansıtmayan açıklamalarını bir kenara koyarak soruyorum. 527 aylık alan asgari ücretli, 480 Lira aylık alan BAĞ-KUR emeklisi, 628 Lira aylık alan işçi emeklisi, 757 Lira aylık alan memur emeklisi ile dul ve yetimleri hangi parayla pazara çıkacaktır. İş bulma umudunu yitiren ve her gün işini kaybeden milyonlarca işsiz hangi parayla pazara çıkacaktır.
PERSONEL REFORMU
Kamusal alan, iktidar mensupları ile hatırlı ve nüfuzlu kişilerin işlerini kolayca gördürdüğü, diğer vatandaşlarımızın hizmet almakta zorlandığı yer olmaktan çıkarılmalı, tüm vatandaşlarımızın eşit hizmet aldığı ve insanca muamele gördüğü yerler olmalıdır. Personel reformu iktidarın ve nüfuzlu kişilerin etkisini azaltacak bir anlayışla hazırlanmalıdır.
Hazırlanacak olan personel reformu; kamu görevlisini dış etkilerden uzak tutmalı, etkin, caydırıcı ve objektif bir denetim sistemini de egemen kılmalıdır.
Atama, yükselme ve yer değiştirme kıstasları keyfiyetten uzak bir şekilde düzenlenmelidir. Halen yürürlükte bulunan atama, yükselme ve yer değiştirme kıstasları kamu görevlisinin tarafsızlığını korumakta yetersiz kalmaktadır.
PERFORMANS DEĞERLENDİRİLMESİ
Performans değerlendirilmesinde öncelikler iyi belirlenmelidir. Performans değerlendirmesinde iş adedi belirleyici olacaksa, asayiş sorununun az olduğu kentlerdeki güvenlik görevlileri ile sağlık sorunu için başvurulmayan sağlık ocakları ve dispanserlerde çalışan sağlık personelinin performansı hangi kıstasa göre ölçülecektir. Vatandaş memnuniyeti belirleyici olacaksa, bu ölçüm nasıl yapılacaktır. Bu ve benzeri sorulara cevap bulunmadan personel reformu yapılmamalıdır.
Kamu yönetiminde atama, yükselme ve yer değiştirme kıstasları değiştirilmeden performansa dayalı ücret sistemine geçilmemelidir. Çünkü performansı düşük tutulan memurlar iktidar mensuplarından, hatırlı ve nüfuzlu kişilerden haklı veya haksız destek alabilecektir. Arkası olmayan memurların haksızlığa uğraması da söz konusu olacaktır.
ESNEK ÇALIŞMA
Kamu görevlisi herkese eşit muamele yapmak, etkin, verimli ve kaliteli hizmet sunmak zorundadır. Kamu yönetimdeki asıl amaç vatandaş memnuniyetidir. Bu nedenle vatandaşını velinimet kabul eden bir kamu görevlisi anlayışı egemen kılınmalıdır.
Bu ideali yaşama geçirecek olan kamu görevlisi, iş akdinin feshedileceği endişesi taşımamalıdır. Keyfiyete dayalı atama yöntemi nedeniyle gelecek kaygısına kapılmamalıdır. Kendisini güvenceye almak için siyasi iktidara, hatırlı ve nüfuzlu kişilere yakın durmamalıdır.
Kamudaki atama, yükselme ve yer değiştirme kıstaslarındaki keyfilik nedeniyle kamu hizmetleri gereği gibi sunulamamakta, kayırmacılık genel kural olarak işlemekte, yolsuzluk şayiaları her geçen gün artmaktadır. Sermaye, siyaset ve bürokrasi arasında kurulan saadet zinciri kırılamamaktadır. Siyasetin pahalı yapılması kamu kaynaklarının cazibesini artırmaktadır. Yozlaşan sistemde sermaye-siyaseti finanse etmekte, siyasetçi-bürokratı atamakta, bürokrat da, kamu kaynaklarını sermayeye aktarmaktadır.
SENDİKAL HAKLAR VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
TBMM’de temsil edilen partilerin, kamu görevlilerine grev ve toplu sözleşme hakkını tanıyacaklarına dair açıklamaları bilinmektedir. Kamu görevlilerinin grev ve toplu sözleşme hakkını engelleyen 53, 54 ve 128 maddeleri bir an önce değiştirilmelidir.
4688 Sayılı yasa; hak grevi de dâhil grevli ve toplu sözleşmeli sendikal hakları da kapsayacak şekilde Avrupa Sosyal Şartı ve İLO normlarına uyumlu hale getirilmelidir.
Evrensel hukuk, kazanılmış hakları özel mülkiyetin bir parçası olarak görmektedir. Kazanılmış hakların Bakanlar Kurulu kararıyla veya yasal düzenlemelerle yok edildiği hallerde hak grevi kullanılır hale getirilmelidir.
4-B ve 4-C PERSONELİ
657 sayılı Devlet memurları Kanununun 4’üncü maddesinin B bendine göre yapılan istihdam şekli her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Bahse konu personelin özlük, mali ve sosyal hakları aynı görevi yapan ve aynı sorumluluğu taşıyan personelle eşit hale getirilmelidir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’üncü maddesinin C bendine göre istihdam edilen özelleştirme mağduru personelin emeklilik, mali ve sosyal ve özlük hakları da son derece kısıtlıdır. Bu kapsamda çalışan personele kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesi verilmemektedir” dedi.
Demokratik sol Parti Genel Başkanı Dr. Masum TÜRKER;
“250 LİRA SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR.
Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Dr. Masum TÜRKER’in heyetimizi kabulünde yaptığı konuşmada; Başbakan tarafından açıklanan teşvik paketinin kısa vadede bir yarar sağlamayacağını belirterek Teşvik değil, talep yaratan tedbirlere ihtiyacımız var. Talep yaratmak içinde işçiye, memura, emekli, dul ve yetimlere, şehit ailelerine, gazilere ve 65 yaş üstü maaş alanlara Temmuz ayından itibaren seyyanen 250 Lira zam yapılmalıdır dedi.
Kamu görevlilerinin grev ve toplu sözleşmeli sendikal haklarına da değinen TÜRKER;
“Kamu çalışanlarına grev ve toplu sözleşme hakkı verilmesi Demokratik Sol felsefenin kuramcısı Bülent Ecevit’in en büyük arzusuydu. Ecevit’in partisi olan DSP, Ecevit’in bu arzusunu, kamu çalışanlarının emeğine duyduğu saygıdan dolayı gerçekleştirmeye çalışacaktır” dedi.
|
Genel Başkanımız Resul AKAY başkanlığındaki Bağımsız Sağlık-Sen Genel Başkanı Mehmet BAYRAKTAR, Bağımsız Yapı-İmar-Sen Genel Başkanı Bayram ZENGİN, Bağımsız enerji-Sen Genel Başkanı Hanife EKİNCİ, Bağımsız Büro-Sen Genel Başkanı Remzi KIZILKAYA’dan oluşan BASK Heyeti Demokratik Sol Parti Genel Başkanlığına seçilen Dr. Masum TÜRKER’i makamında ziyaret ederek tebrik etti.
Görüşmede Demokratik Sol Parti Genel Başkanlığı görevine seçilmesinden dolayı Genel Başkan Dr. Masum TÜRKER ve mesai arkadaşlarını tebrik ederek sözlerine başlayan Genel Başkanımız Resul AKAY; ekonomik kriz ve kamu görevlilerinin ekonomik, sosyal ve mesleki sorunları ve sendikal haklar ile ilgili konfederasyonumuzun çalışmaları hakkında bilgi sundu.
|
|
|